Gezi Notları | Konya - Akşehir | Nasreddin Hoca Türbesi



Türk Mizahının En Büyük Ustası Nasreddin Hoca Bu Türbede Yatıyor.

386 tarihini taşıyan mezar taşı kitabesi tersinden okunarak, Hoca’nın H.683 de (1284-85) öldüğü anlaşılmıştır. Fıkraları yüzyıllardır yaşayagelen Hoca, gerçekte Akşehir’imizin ölümsüz bir kişisi ve Türk halkının simgesidir. Onun bir fıkrasını hatırlayarak “Dünyanın Merkezi burası” dır, diyor ve huzurunda saygıyla eğiliyoruz.

(Nasreddin Hoca Türbesi Bilgilendirme Panosu)

Gezi Notları | Gaziantep | Zeugma Mozaik Müzesi


Zeugma Antik Kenti, MÖ 300'de Büyük İskender tarafından ''Selevkia Euphrates'' adıyla kuruldu. Romalı Komutan Pompeius MÖ 64'de kendine yaptığı yardımlar karşılığında kenti 1. Antiachos'a verdi.

Kommagene Krallığı'nın 4 büyük şehrinden biri olan kent, MÖ 31'den itibaren tamamıyla Roma İmparatorluğuna bağlandı ve ''köprü'', ''geçit'' anlamına gelen ''Zeugma'' adını aldı.

Roma döneminde büyük bir zenginlik ve ihtişam yaşayan Zeugma, MS 256'da Sasani Kralı 1. Şapur tarafından ele geçirilerek yakılıp yıkıldı.

(http://www.muze.gov.tr/tr/muzeler/zeugma-mozaik-muzesi Erişim:15.06.2016)

Gezi Notları | Şanlıurfa | Mevlid-i Halil Mağarası ve Camii

Mevlid, “kutlu doğum” demektir. Hz. İbrahim’in (a.s.) bu mağarada doğduğuna inanıldığından bu mağaraya Mevlid-i Halil Mağarası adı verilmiştir. İnanışa göre; kahinleri Kral Nemrud’a dinini ve tahtını yıkacak bir çocuğun haberini verdiklerinde, Nemrud, o yıl doğacak olan bütün çocukların öldürülmesini emreder. Bu sırada hamile olduğunu anlayan Hz. İbrahim’in (a.s.) annesi Nuna Hatun, bir müddet hamileliğini gizledikten sonra, doğum günü yaklaşınca gizlice bu mağaraya sığınır ve Hz. İbrahim’i (a.s.) bu mağarada dünyaya getirir. Doğum sonrasında da hergün gizlice gelerek O’nu emzirir. 

(Mevlid-i Halil Mağarası Bilgilendirme Panosu)

Gezi Notları | Şanlıurfa | Halil-ür Rahman Gölü (Balıklı Göl) ve Haliliye Medresesi


M.Ö. 2000 yıllarında yaşayan Hz. İbrahim (a.s.) Urfa Karlı Nemrut Bin Ken’ân’ın ilahlığını ret edip, tapındıkları putları kırınca, şu anki gölün bulunduğu alanda büyük bir meydan ateşi yakılmış, alana hâkim bir tepe olan Damlacıkdağı’ndan yani Urfa Kalesi’nin bulunduğu yerden ateşe atılmıştır. Ateş Allah (C.C.) emriyle serin ve selametli olmuştur.


68: “(Bazıları:) ‘Eğer (bir iş) yapacak kimseler iseniz, onu yakın da ilahlarınıza yardım edin!’ dediler”
69:“(Onu ateşe attıklarında:) ‘Ey ateş İbrahim’e karşı serin ve selametli ol!’ dedik.”  
(Enbiya Suresi: 68-69)

Rivayete göre ateş su, odunlar ise balık olmuştur. Hz. İbrahim’in (a.s.) salimen düştüğü yerde bu göl oluşur ve etrafı gül bahçesine dönüşür. Göl içerisindeki balıklar halk tarafından kutsal kabul edilmekte ve yenilmemektedir.

(Halil-ür Rahman Gölü Bilgilendirme Panosu)

Gezi Notları | Ankara - Şereflikoçhisar | Tuz Gölü


Ankara, Konya ve Aksaray illeri ile çevrili olan Tuz Gölü, Van Gölü’nden sonra Türkiye’nin ikinci büyük gölüdür. Yer altı sularıyla beslenen Tuz Gölü, kapalı bir havza olan Konya Havzası’nda yer almaktadır. Ortalama derinliği 50 cm.’nin altında olan Tuz Gölü, Doğuda Kızılırmak, Güneyde Obruk, Batı’da Cihanbeyli ve Kuzeyde Haymana Platoları ile çevrilidir. Gölün bulunduğu bölge, Türkiye’nin en az yağış alan bölgesidir. İlkbaharda gölün genişliği 164.200 hektara ulaşırken yaz aylarında göl yüzeyinde oluşan yaklaşık 30 cm.lik tuz tabakası, bölgedeki aşırı buharlaşmanın bir kanıtıdır. Türkiye’nin tuz ihtiyacının % 70’i Tuz Gölü’nden sağlanmaktadır.

Gezi Notları | Konya | Mevlana Müzesi (Türbesi)


"Ne olursan ol gel"

Mevlana Celalettin Rumi'nin kendini bilmeye ve aşka dayanan felsefesi yüzyıllar boyunca bütün dünyayı etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. UNESCO 2007 yılını Mevlana Yılı ilan etti, Mevlana'nın yarattığı hoşgörülü felsefe bir yıl boyunca çeşitli etkinliklerle anıldı, anlatıldı.

Tekke ve zaviyelerin kapatılması sonrasında Mevlevi dergâhı, Türk ve İslam kültüründeki önemli yeri nedeniyle korundu ve müze olarak yeniden düzenlendi. Günümüzde en çok ziyaret edilen müzelerden biri olan yapıda en ilgi çeken parçalar, Mevlana Celaleddin Rumi'nin Kubbe-i Harda (Yeşil Kubbe) olarak anılan türbesi, dergâh eşyaları, değerli elyazmalarının dışında bugünkü kemanların öncüsü olarak kabul edilen sekiz telli keman, sabır taşları ve Galileo'nun asıldığı dönemde astronomi dersleri vermek için kullanılmış olan küre.

Gezi Notları | Bursa | Emir Sultan Camii ve Türbesi


Bursa’nın en önemli mimari yapılarından olan Emir Sultan Camii, Yıldırım ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Cami; Emir Sultan’ın eşi, Yıldırım Bayezıd’ın kızı Hundi Fatma Hatun tarafından yaptırılmıştır. Emir Sultan mezarlığının yanında servi ve çınar ağaçlarının arasında bulunan Emir Sultan Camii'nin avlu revaklarında görülen ahşap kaş kemerler, Bursa kemerinin en güzel örneklerindendir. (1366-1429) yıllarında yapıldığında tek kubbeli olarak inşa edilen camiye 1507’de avlu ve üç kubbeli revak eklenmiştir. Batıdaki merdivenlerden çıkılarak iki sütun arasındaki kapıdan geçildiğinde girilen avlunun ortasında şadırvan, güneyinde cami ve kuzeyinde türbe ile ahşap odalar bulunmaktadır.1795 yılında tamamen yıkılmış, yerine 1804 yılında III.Selim tarafından aynı plan üzerine rokoko ve ampir tarz karışımındaki süslemeyle yenilenmiştir.

Kişiler | Emir Sultan

Emir Sultan (Muhammed Şemseddin)



Emir Sultan, 770’de (1368) Buhâra’da doğdu. 833’de (1429) Bursa’da vefat etti. Babası “Emîr KülaI” lakabı İle tanınan devrin mutasavvıflarından Seyyid Ali Efendi’dir.

Emir Sultan Hazretleri’nin “Emir Külal” lakabıyla anılan babası Seyyid Ali Efendi oğlu Muhammed Şemseddin’i yetiştirip büyütmüş ve onun ergenlik çağına geldiği 17-18 yaşlarında vefat etmiştir.

Kendilerine, Hz. Peygamber neslinden geldiği için Emîr, soyu Hz. Hüseyin’e dayandığı için Seyyid, Buhâra’da doğmuş olmasından Emîr Buhârî veya Emîr Şemseddin-i Buhârî denildiği gibi tasavvufi terbiyede velilik mânevi rütbesini kazanması ve aynı zamanda Sultan Yıldırım Bâyezid‘in damadı olması dolayısıyla Emîr Sultan denilmiştir.

Gezi Notları | Bursa | Yeşil Türbe


Yeşil Külliyesi’nin en tanınmış yapısı olan türbe, 1421 yılında yaptırılmıştır. Türbenin mimarı Hacı İvaz Paşa’dır. Çelebi Sultan Mehmed’in vefatından 40 gün önce tamamlanan türbede kendisinden başka, kızları Selçuk Hatun, Sitti Hatun, Hafsa Hatun ve Ayşe Hatun ile oğulları, Şehzade Mustafa, Mahmut, Yusuf ve sütanne olarak bilinen Daye Hatun’a ait 9 çinili sanduka bulunmaktadır. Sekizgen planlı türbe, sandukaların bulunduğu salonun altında yer alan mezar odasıyla beraber iki katlıdır. Türbe bu özelliğiyle Selçuklu kümbetlerinin devamı niteliğindedir. Osmanlı mimarisinde tüm duvarların çini ile kaplı olduğu tek türbe özelliğini taşımaktadır.

(Yeşil Türbe Bilgilendirme Panosu)

Trip Notes | Nevsehir - Goreme | Carikli (Sandals) Church (Cappadocia - Goreme Open Air Museum)






This two columned church (two other columns being in the form of pillars), is cross vaulted, and has three apses and four domes. The well preserved frescoes show the Life of Jesus, Hospitality of Abraham, and images of the Saints and the donors of the church. Although it resembles the Karanlik (Dark) and Elmali (Apple) churches, the scenes of way of the cross and descent from the cross make this church different from the others. The figures are generally large. The footprints under the ascension scene give the church its name, which means "with sandal". The church dates back to the end of the 12th and the beginning of the 13th centuries.